KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2009/16309 E., 2010/2134 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası olarak nitelendirilerek kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki delil ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre tarafların sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1-Dava konusu 47 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı getirtilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Dava konusu taşınmazın toplam 27,47 m2'lik bölümüne İlköğretim Okulu bahçe duvarı yapılarak el atılmıştır. 222 sayılı kanunun 63.maddesine göre, belediye sınırları içerisindeki İlkokullaralara arsa temini İl Özel İdaresinin sorumluluğundadır. Bu itibarla, husumetin İl Özel İdaresine yöneltilmesi gerektiğinden, davacıya, İl Özel İdaresini davaya dahil etmesi için süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, pasif husumet ehliyeti olmayan ... hakkında hüküm kurulması,
b)Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz maliki, 16.05.1956 tarih 1/6 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre, el atmanın önlenmesini talep edebileceği gibi, bu eylemli duruma rıza göstererek el atılan yer bedelini de isteyebilir.
Davacı, bu seçimlik haklardan, el atmanın önlenmesini talep etmiş ve dava sırasında da açıkça bu talebini bedele dönüştürmediğinden, davacı idarelerin, dava konusu taşınmaza fiilen el attığının tespiti halinde el atmanın önlenmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde talep edilmeyen el atma bedeline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2009/16309, K. 2010/2134, 15 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama