KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/10699 E., 2010/17674 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tesbiti ve tescil istemine ilişkin açılan ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip kesinleşen davada, acele el koymaya dayalı olarak açılan tespit davasında davalılar adına bankaya bloke edilen bedelin davacı idareye iadesine karar verilmediğinden bahisle kararın bu şekilde tavzihen düzeltilmesi davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalılar vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 19.10.2010 günü temyiz eden davalılar vekili ile aleyhine temyiz olunan davacı idare vekilinin
yüzlerine duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Davacı idare vekilince; kamulaştırma bedelinin tesbiti ve tescil istemine ilişkin açılan ve karar verilmesine yer olmadığına hükmedilip kesinleşen davada, acele el koymaya dayalı olarak açılan tespit davasında davalılar adına bankaya bloke edilen bedelin davacı idareye iadesine karar verilmediğinden bahisle kararın bu şekilde tavzihen düzeltilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece tavzih isteminin kabulüne karar verilmiş, hüküm davalılar vekilince temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 455. ve devamı maddelerine göre; tavzih açık olmayan veya çelişkili fıkralar kapsayan hükümlere yönelik istenebilir. Hakim verdiği hüküm ile bağlıdır. Sonradan hüküm temyiz edilip bozulmadıkça veya yargılamanın iadesine karar verilmedikçe yeni bir durum oluşturacak şekilde hüküm değiştirilmeyeceği gibi, unutulan bir hususun da sonradan hükme eklenmesi mümkün değildir.
Bu nedenle tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi, Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/10699, K. 2010/17674, 19 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama