KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/1211 E., 2010/9298 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
354 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki el atılmanın önlenmesi ve kal davası ile el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Asıl davanın davalılardan ..., ..., ... yönünden reddine, Konya İl Özel İdaresi ve ... Köyü Sulama Birliği Başkanlığı yönünden kabulüne, birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne, kısmen reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı ile davalılardan ...ile ... vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava taşınmaza el atılmanın önlenmesi ve kal, birleştirilen dava ise el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın davalılardan ..., ... ve ... yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar ... ve ... Köyü Sulama Kooperatifi yönünden kabulüne, davacı aleyhine açılan ve birleştirilen davanın ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) vekili ile bir kısım davalılar (karşı davacılar) vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Dava konusu taşınmaza davalı ... ve ... Köyü Sulama Kooperatifince kamulaştırma yapılmadan sulama kanalı geçirilmek suretiyle el atıldığı ve birleştirilen dava yönünden de başka parsel üzerindeki kanalada asıl dava davacısının el attığı mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamından anlaşıldığından davaların kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu itibarla, davalılar ... ve ... Köyü Sulama Kooperatifi vekillerinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Asıl dava yönünden; dava konusu taşınmazın, 18.5.2005 havale tarihli fen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen 84,34 m2 kısmının Davalı ... ve C harfi ile gösterilen 303,85 m2 kısmının ise davalı ... tarafından kullanılmak suretiyle taşınmaza el atıldığı, davalı ...’ın ise komşu parsellerde malik bulunmadığı ve taşınmaza el attığının kanıtlanmadığı anlaşıldığından davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kabulü ile el atmalarının önlenmesine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı gerekçelerle her üç davalı yönünden de davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/1211, K. 2010/9298, 26 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama