KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/14020 E., 2010/17786 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun l0.maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ve bir kısım davalılardan ... vd. Vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare ve bir kısım davalılardan ... vd. vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Belediye Başkanlığından gönderilen yazıda taşınmaz, imar uygulaması programı içerisinde olup, 1/1000'lik imar planlarının hazırlanmakta olduğu ve bu planda konut alanı olarak ayrıldığı belirtilmiştir. Dava konusu taşınmazın, etrafının meskun olup olmadığı ve belediye hizmetlerinden yararlanıp yararlanmadığı, Belediye Başkanlığından sorularak olumlu cevap alındığında, arsa olarak kabul edilip emsal karşılaştırması suretiyle taşınmazın değerinin belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile arazi niteliğinde olduğu kabul edilerek değer biçilmesi doğru değildir.
Taşınmazın arsa olduğunun anlaşılması halinde taraflara emsal göstermeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve mahallinde yeniden keşif yapılarak alınacak bilirkişi kurulu raporu doğrultusunda hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Yukarıda belirtildiği şekilde araştırma yapıldıktan sonra arazi niteliğinde olduğunun anlaşılması halinde ise dava konusu taşınmazın Belediye Başkanlığından verilen cevap ve bilirkişi raporunda yazılı özellliklerine göre net gelirine göre belirlenen bedeline "yüzde yüz elli" oranında objektif değer artırıcı unsur oranı uygulanması gerekirken, hükme esas alınan raporda daha az uygulanması suretiyle az bedele hükmedilmesi,
3-Davanın mahiyetine göre davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/14020, K. 2010/17786, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama