KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/1837 E., 2010/7757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazların, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metoduna göre değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur.Ancak;
1-Bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların Çamgazi Göleti’nden sulanabileceği açıklanmak suretiyle sulu arazide esas alınan münavebe ürünleri üzerinden değeri tespit edilmiştir. Davaya konu aynı taşınmazlarla ilgili olarak Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/680 Esas sayılı dosyasında yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporunda taşınmazlar kuru tarım arazisi kabul edilerek değer biçilmiştir. Taşınmazların Çamgazi Göletinden sulandığına ilişkin, sulama arkları ve taşınmazlar üzerinde sulama yapılmasını sağlayan motopomp tesisatı bulunduğuna dair mahkemece keşif tutanağına herhangi bir gözlem de yazılmamıştır.
Mahallinde yeniden keşif yapılıp, taşınmazların sulu veya kuru tarım arazisi olup olmadığı kesin olarak belirlendikten sonra değerinin buna göre tespit edilmesi gerekirken taşınmaz soyut olarak sulu tarım arazisi kabul edilerek belirlenen değeri üzerinden hüküm kurulması,
2-Taşınmazlar üzerinde mevcut olup bu davaya konu edilmeyen ve Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesinin 2005/680 Esas sayılı dosyasında dava konusu edilen ve 1979 yılında tesis edildiği belirtilen enerji nakil hattının taşınmazların değerlerine olumsuz etkisi olacağı gözetilip neden olacağı değer düşüklüğünün zemin değerinden indirilerek davaya konu teşkil eden irtifak hakkı karşılığının hesaplanması gerektiğinin düşünülmemesi,
3-Taşınmazların bilirkişi raporunda belirtilen özelliklerine göre metrekare birim fiyatında arttırma yapılmasını gerektiren objektif değer artırıcı unsurun bulunmadığı düşünülmeden fazla bedel tespit edilmesi,
4-Asliye Hukuk Mahkemesince yeniden yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarının hükme esas alındığı gözetilerek görevsizlik kararı verilen Sulh Hukuk Mahkemesi’nde yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerekirken davalı idareden tahsiline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/1837, K. 2010/7757, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama