KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/19244 E., 2011/3256 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
433 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 12.07.2010 gün ve 2010/5655 Esas - 2010/14208 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
-K A R A R-
Kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin davada;
Mahkemece, ecrimisil talebinin atiye bırakılması nedeniyle bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davanın ise kabulüne dair verilen hüküm, davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce terkin yönünden düzeltilerek onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yapılan incelemede; Davacılar vekilinin 03.12.2009 havale tarihli dilekçe ile "ecrimisil talebini atiye bıraktıklarını" bildirdiği, davalı idare vekilinin ise 30.12.2009 tarihli dilekçe ile "davacı tarafın ecrimisil taleplerinin atiye bırakılmasına ilişkin taleplerinin reddi ile bu kısım açısından davanın reddine" karar verilmesini istediği,
30.12.2009 günlü celsede, bu hususların duruşma tutanağına yazıldığı ancak, mahkemece "Davacı vekilinin ecrimisil talebini atiye bırakmış olması nedeniyle bu konuda karar vermeye yer olmadığına" dair hüküm oluşturulduğu,
Anlaşılmıştır.
HUMK.nun 185. maddesi uyarınca, davacı davalının rızası olmaksızın davasını takipten vazgeçemez. Davalı rıza göstermez ise mahkemece yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında karar vermek gerekir. Bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar ittihazı doğru değildir.
Hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, düzeltilerek onandığı anlaşılmakla, davalı idare vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, Dairemizin 12.07.2010 gün ve 2010/5655-14208 sayılı düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra işin esasının incelenmesinde;
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Mahallinde yapılan keşif sonucu, taşınmazın dava tarihindeki değerinin biçilmesinde ve alınan rapor uyarınca taşınmazın bedelinin tahsiline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Davacı ecrimisil istemini atiye bırakmış, davalı vekili atiye bırakılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir. HUMK.nun 185. maddesi uyarınca, davacı davalının rızası olmaksızın davasını takipten vazgeçemez. Davalı idare vekili bu konuda rıza göstermediğinden,, mahkemece yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Mahkemece, davalı idare tarafından fiilen el konularak yol haline getirilen ve 187 metrekare yüzölçümlü olarak tapuda davacılar adına kayıtlı 45260 ada 6 parsel sayılı taşınmazın bedeline hükmolunduğu halde, idarece fiilen el atılmayan ve mahkemece de bedeline hükmolunmayan 46682 ada 6 parseldeki davacılara ait payların da tapudan terkinine yol açacak ve infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/19244, K. 2011/3256, 28 Şubat 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama