KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/21296 E., 2011/6913 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı idare vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 19.04.2011 günü usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediklerinden taraf vekillerinin yokluklarında incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar Verilerek, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın irtifak hakkı karşılığı ile pilon yeri bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem bakımından doğrudur. Ancak;
1-Arsalara değer biçilirken incelenen emsal; dava konusu taşınmazın bulunduğu yerden, yakın zaman içinde satışı yapılan ve benzer yüzölçümlü bir taşınmaz olması gerekir. Bilirkişi kurullarınca emsal kabul edilen taşınmaz 273 m², dava konusu taşınmaz ise 65562m² yüzölçümünde olduğu gözetildiğinde yüzölçümleri arasındaki bu büyük farklılık nedeniyle incelemede esas alınamaz.
Bununla birlikte; dava konusu taşınmaz ile emsal alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Taktir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergi değerleri dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın emsal taşınmazdan daha değerli olduğu anlaşılmasına rağmen, bilirkişi kurulunca emsalin daha değerli olduğu kabul edilerek düşük bedel tespit edildiğinden bilirkişi kurulu raporu inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu nedenle, taraflara yeniden emsal bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dava konusu taşınmazın irtifak hakkı tesis edilen bölümü ile pilon yerinin, kullanım hakkı davalı idareye ait olmak üzere TEDAŞ adına tescili gerekirken, davalı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/21296, K. 2011/6913, 19 Nisan 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama