KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/21614 E., 2011/5583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mart 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
282 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzenin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 12. maddesine dayanan baraj için yapılan kamulaştırma sonucu çevrenin sosyal, ekonomik ve yerleşme düzenin bozulması nedeniyle, taşınmazdan ekonomik ve sosyal yönden yararlanma olanağı kalmadığı iddiasına dayanan taşınmaz bedelinin tahsili için açılan ilk davada, saklı tutulan bölümün tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında görülüp kesinleşen önceki davada tespit edilen bedel esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi yöntem olarak doğrudur.
Bu nedenle davacı vekilinin tüm, davalı idare vekilinin ise aşağıdaki husus dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazların kamulaştırma bedelleri belirlenirken her bir hissedara isabet edecek miktar belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, taşınmazların tümü için bedel belirlenip, tapu ve veraset ilamındaki hisseleri oranında paylaştırılması denilmek suretiyle infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulması,
2-Dava konusu 84 ada 39 parsel sayılı taşınmazda pay sahibi olan ... ve ... dava açmadıkları halde, bu kişilerin de payını kapsar şekilde fazla bedele hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/21614, K. 2011/5583, 29 Mart 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama