KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/237 E., 2010/3771 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
351 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme ve ecrimisil istemine ilişkin dava ile; müdahale edilen kısmın davacı adına tesciline ilişkin karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda:Mahkemece asıl davanın, her iki davalı yönünden kabulüne, karşı davanın ise reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı (karşı davalı) ile davalı (karşı davacı) vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme ve ecrimisil; karşı dava ise, müdahale edilen kısmın davacı adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece asıl davanın her iki davalı yönünden kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davacı (karşı davalı) vekili ve davalı (karşı davacı) idare vekilince temyiz edilmiştir.
Davacı vekilinin temyize ilişkin dilekçesi 15 günlük temyiz süresi içerisinde verilmediğinden HUMK.'nun 432. maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu karar da tekrar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
H.U.M.K.'nun 432/2.maddesine göre; karşı taraf, temyiz dilekçesinin tebliğinden itibaren kararı süresi içerisinde temyiz etmemiş olsa bile, 10 gün içinde temyize cevapla birlikte temyiz yoluna başvurabilir.
Bu nedenle; mahkemenin 06.07.2009 tarihli temyiz dilekçesinin reddine ilişkin karar kaldırılarak, işin esasının incelenmesinde;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, karşı davanın reddine karar verilmesi doğrudur.
Dava konusu taşınmaza davalı idarenin kamulaştırmasız el attığı mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, el atmanın önlenmesi, kal, eski hale getirme ve ecrimisil isteminin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle, davalı (karşı davacı) idare vekilinin temyiz istemi yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Davacı ıslahla faiz isteminde bulunduğu halde, yazılı gerekçeyle faize hükmedilmemesi,
Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. paragrafındaki "Belediye Başkanlığından" kelimelerinden sonra gelmek üzere, “dava tarihinden itibaren yasal faiz ile birlikte” kelimelerinin yazılmasına, " verilmesine" kelimesinden sonra gelen bölümün tamamen çıkartılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/237, K. 2010/3771, 11 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama