KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/3581 E., 2010/11316 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 15.06.2010 günü temyiz eden davacı idare vekili Av. ... ile davalı vekili Av....'in yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğru olmakla birlikte alınan raporlar hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Raporu hükme esas alınan üçüncü bilirkişi kurulunca emsal kabul edilen taşınmazların satış değerleri değerlendirme tarihine endekslendikten sonra, emsal taşınmazların dava konusu taşınmazdan 14 kat daha değerli oldukları açıklanarak taşınmaza değer biçilmiştir. 14 kat daha fazla değerli olan bir taşınmazın emsal olarak kabulü mümkün değildir.
Bu nedenle taraflara yeniden emsal bildirmeleri için imkan tanınması lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu eşliğinde mahallinde keşif yapılıp, alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği düşünülmeden eksik inceleme ile bedel tesbiti,
2-Kamulaştırmadan arta kalan ve ifraz sonucu 758 ada 450 parsel olarak tapuya kaydedilen bölümün yüzölçümü, geometrik durumu nazara alınarak, bu kısımda değer azalışı olup olmayacağının veya tüm bedeline hükmedilmesi gerekip gerekmediği araştırılıp tartışılmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/3581, K. 2010/11316, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama