KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/5993 E., 2010/10011 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme, bunun mümkün olmaması halinde el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme, bunun mümkün olmaması halinde el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, el koymanın kaldırıldığından bahisle davanın eski hale getirme istemi yönünden kabulüne karar verilmiş, hüküm; davacılar vekilince temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın fen bilirkişi krokili raporunda (A) harfi ile gösterilen 101,22 m²'lik bölümünün eski hale getirilmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Taşınmazın fen bilirkişi krokili raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü imar planında yol olarak ayrılmış olup fiilen kaldırım olarak kullanılmaktadır. Dava açıldıktan sonra davalı idarece döşenen kaldırım taşları sökülmüştür. Ancak bu bölüm kaldırım olarak kullanılmaya devam etmektedir. Ayrıca kamulaştırmasız el atmaya dayanan bedel davasının konusuz kaldığının kabulü için imar planında yol olarak ayrılan taşınmazın yol niteliğinden çıkarılması gerekir. İmar planında böyle bir değişiklik yapılarak taşınmazın bu bölümünün yol olmaktan çıkarıldığı iddia ve ispat edilmemiştir.
16.05.1956 gün ve 1-6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre; taşınmazına kamulaştırmasız el atılan kişi, el koymanın önlenmesi davası açabileceği gibi, bu eylemli duruma razı olarak, taşınmazın bedelini de talep edebilir. Davacı mal sahibi bu seçimlik haklarından herhangi birini kullanmaya zorlanamaz. Davacılar vekili ıslah dilekçesinde eski hale getirilmeyen bölüm yönünden seçim hakkını bedel olarak kullandığı gözetilerek bu bölümün bedeline hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Dava konusu taşınmazın Afet Kadastrosu sonucu yapılan imar parseli olduğu Tapu Sicil Müdürlüğünce bildirildiğinden değerlendirme yapılırken taşınmazın imar parseli yerine kadastro parseli kabulü,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/5993, K. 2010/10011, 3 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama