KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/6032 E., 2010/14400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davacı vekilince de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunulmuş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 günü temyiz eden davalı idare vekili Av. ...'nın yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı vekili Av. ...'nin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davalı idare vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre, davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı vekilinin temyizine gelince;
Kamulaştırma işlemlerinin ilan yoluyla tebliğ edilebilmesi için taşınmaz malikinin adresinin Kamulaştırma Kanununun 7. maddesinde belirtilen tüm mercilerden ayrı ayrı araştırılması ve bu araştırma sonucunda adresinin tespit edilememiş olması gerekir.
Tapu Sicil Müdürlüğünden davacının adresi, ana ve baba adı ile doğum tarihi de tespit edildikten sonra, Nüfus ve Vergi Dairesi ve Belediye Vergi Müdürlüklerinden, bu bilgiler de belirtilmek suretiyle adresin tespiti yönüne gidilmesi, ayraca zabıta aracılığıyla da adres araştırması yapılması, adresin bulunmaması halinde ilanen tebliğ edilmesi gerekirken, tüm bunlar idarece yerine getirilmediğinden yapılan ilanen tebligat geçersiz olduğu gibi, Tapu Sicil Müdürlüğünce belirtilen adrese çıkartılan tebligat da, tebligatı alan kişi davacının yakını olmayıp, aynı çatı altında birlikte oturmadığından geçersizdir.
Bu nedenle işin esasına girilerek hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile hak düşürücü süre yönünden davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/6032, K. 2010/14400, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama