KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/6774 E., 2010/10226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 13.07.2009 gün ve 2009/8362 Esas - 2010/11602 Karar sayılı ilama karşı davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce onanmış, bu karara karşı davalı idare vekilince karar düzeltme isteğinde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunun karar vermeye elverişli olmaması nedeniyle mahkeme kararının bozulması gerekirken, onandığı bu kez yapılan incelemede anlaşıldığından; Davalı idare vekilinin karar düzeltme isteğinin kabulüne,
Dairemizin 13.07.2009 gün ve 2009/8362-11602 sayılı onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak değerlendirmeye esas alınan 6128 ada 9 parselin 2007 yılı itibariyle, Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından resen belirlenen emlak vergisine esas alınan metrekare değerinin 1.663,00-TL, dava konusu taşınmazın ise 844,00-TL olduğu halde, vergi değerlerine ters düşecek şekilde raporda dava konusu taşınmazın, emsalden 1,6 kat daha değerli kabul edildiği ve ayrıca dava konusu taşınmazın kadastro, somut emsal kabul edilen taşınmazın ise imar parseli olduğu gözetilmeksizin taşınmazın belirlenen değerinden düzenleme ortaklık payı oranında indirim yapılmadan emsalinde kadastro parseli olarak kabulü ile taşınmaza değer biçildiği anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle bilirkişi raporu inandırıcı olmadığı gibi hüküm kurmaya da elverişli değildir.
Bu durumda; mahkemece taraflara yeniden emsal bildirmeleri için süre verilip, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilerek, taşınmaz başında keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, geçerli olmayan rapor uyarınca karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/6774, K. 2010/10226, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama