KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/7058 E., 2010/14401 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
332 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 günü temyiz eden davacı idare vekili Av. ..., davalı ... ve ark. vekili Av. ... ve davalı ... ve ark. vekili Av. ...'nin yüzlerine karşı;
usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden diğer davalılar vekillerinin yokluklarında duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davacı idare vekili ve bir kısım davalılar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilirken, dava konusu taşınmaz ile emsalin zaruret olmadıkça yakın bölgelerden ve benzer yüzölçümlü olması ve değerlendirme tarihine yakın satışların emsal alınması gerekir.
Dava konusu taşınmaz 28887 m² yüzölçümünde olup, emsal alınan taşınmazlar ise 249,69 ve 1016 m² yüzölçümündedir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın zamanlarda emsal satışların bulunması doğaldır. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak, dava konusu taşınmaz ile emsallerin emlak vergi değerleri de istenip, dava konusu taşınmaz ile emsalin üstünlük oranı da denetlenerek alınacak rapor sonucuna göre, hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/7058, K. 2010/14401, 13 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama