KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/7880 E., 2010/15899 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
327 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazın irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Harcı yatırılmayan ve temyiz defterine de kaydedilmeyen davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verildikten sonra, davalı idare vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Taşınmazın arsa niteliğinde kabulü doğrudur. Ancak;
1-Dava konusu taşınmazın ifraz öncesi ana gayrimenkulünde, davalı idare tarafından irtifak kamulaştırması yapılmış olup, kamulaştırma tebligatı 11 Nisan 1983 tarihinde davacıların murisi Ali Karakaya'nın birlikte ikamet ettiği annesi ... tebliğ edilmiş ve Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.09.1983 tarih 1983/394-2981 sayılı kararı ile de tescil kararı verilmiştir.
Bu durumda; mahkemece kamulaştırma evrakları getirtilip, kamulaştırma krokisi taşınmazın başında zemine aplike edilmek suretiyle taşınmaz üzerinde bulunan pilon ve irtifak hakkının dava konusu taşınmaz üzerinde bulunanlarla aynı olduğunun tespit edilmesi halinde, kamulaştırma işleminin kesinleşmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu inceleme yapılmaksızın kabul kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanununun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bilirkişi raporunda, piyasa rayicinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, emsal satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/7880, K. 2010/15899, 27 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama