KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/9485 E., 2010/17069 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
356 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davası ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkin karşı davadan dolayı yapılan yargılama sonunda; kamulaştırmasız el atmaya yönelik davanın kabulüne karşı davanın ise reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davalı-karşı davacı idare vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 12.10.2010 günü temyiz eden davalı-karşı davacı idare vekili Av.... ile aleyhine temyiz olunan davacı-karşı davalı vekilinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili, karşı dava ise tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece; kamulaştırmasız el atmaya yönelik davaların kabulüne, tapu iptali ve tescil istemine yönelik karşı davanın ise reddine karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; davacı şirketin, daha önce kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davası açan ve bedelinin tahsili ile tapularının iptali ve idare adına tesciline karar verilen hissedarlardan paylarını satın alırken ve işbu davayı açarken iyiniyetli olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Bununla birlikte yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarına göre de; bir hükmün verilmesinden sonraki, fakat kesinleşmesinden önceki dönemde müddeabihin başkasına temlik edilmiş olması halinde, hüküm temyiz edilmeyerek veya Yargıtayca onanmak suretiyle kesinleşirse, müddeabihi temellük eden 3. şahıs hakkında da kesin hüküm teşkil eder.
Bu durumda, tapu kaydı ve kesinleşen Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/50 Esas, 574 Karar sayılı mahkeme ilamı da gözetilerek tapu iptali ve tescil davasının kabulüne, davacı şirketin açtığı kamulaştırmasız el atmaya dayalı tazminat davasının ise satın almadan önceki payı yönünden kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/9485, K. 2010/17069, 12 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama