KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2010/9739 E., 2010/19538 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
366 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki davaya konu taşınmazın ve muhtesatların davacıya ait olduğunun tespiti ile taşınmaza ve üzerindeki muhtesatlara kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla duruşma için belirlenen 09.11.2010 günü temyiz eden davacı vekili ile aleyhlerine temyiz olunan davalı ....
Genel Müdürlüğü vekili ... ve davalı Hazine Vek.Av. ...'ın yüzlerine karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden aleyhine temyiz olunan ... Köyü Tüzel Kişiliğinin yokluğunda duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, davacı, davalılardan Hazine ve DSİ. Genel Müdürlüğü vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, davaya konu taşınmazın ve muhtesatların davacıya ait olduğunun tespiti ile taşınmaza ve üzerindeki muhtesatlara kamulaştırmasız el atıldığından bahisle tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere göre dava konusu taşınmazın aidiyetine ilişkin talebin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1-Fen bilirkişisi Deniz Yıldırım'ın 05.05.2009 tarihli krokili raporunda A harfi ile gösterilen davaya konu yerdeki bağ omcalarının davacıya ait olduğu mahallinde yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile tüm dosya kapsamından anlaşılmıştır.
Bu nedenle, bu yerdeki bağ omacalarının davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmemesi,
2-Mahalli bilirkişi ve tanık, aynı raporda B harfi ile gösterilen bölümde de davacıya ait bağ omcalarının olduğunu, bu kısmın su altında kalması nedeniyle kullanamadığını belirtmişlerse de, ziraat bilirkişisi "daha önce bağ olarak kullanıldığı" iddia edilse de bağ ile ilgili herhangi bir bulguya rastlanmadığını bildirmiştir.
Mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi için ayrıntılı bir şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, bu bölümde de bağ omcaları olduğunun tespiti halinde, bu kısımdaki muhtesatın da davacıya ait olduğuna ve bedelinin de davalı idareden tahsiline hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2010/9739, K. 2010/19538, 9 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama