KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2011/11959 E., 2011/21793 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün duruşmalı olarak Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, duruşma için belirlenen 20.12.2011 günü temyiz eden davacı vekili ile aleyhine temyiz olunan davalı Kayseri ... Vek. Av....., davalı ... Vek.Av. .... ve davalı ... Vek.Av. .....'nin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak temyiz isteminin süresinde olduğu görülüp, taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, fiilen el atılmadığından bahisle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; üzerinde Çifte Kümbet Tümülüsü bulunan dava konusu taşınmazın Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 1. derecede arkeolojik sit alanı olarak tesbit edildiği ve bu amaca uygun olarak da 1/1000 ölçekli imar planında 1. Derece arkeolojik sit alanı olarak planlandığı anlaşılmıştır.
2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 5. maddesi gereğince, özel hukuk hükümlerine tabi gerçek ve tüzel kişilerin mülkiyetinde bulunan taşınmazların bizatihi kendisi değil, bu taşınmazlarda varlığı bilinen veya daha sonra ortaya çıkacak olan korunması gerekli taşınır ve taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları Devlet malı niteliğindedir.
Aynı yasanın 11/2 maddesinde de; maliklerin bu varlıkların üzerindeki mülkiyet haklarının tabii icabı olan ve bu kanunun hükümlerine aykırı bulunmayan bütün yetkilerini kullanabilecekleri de düzenlenmiştir. Dolayısıyla taşınmazın sit alanı olarak ilan edilmesi Anayasa'nın mülkiyet hakkının kamu yararı amacıyla ve kanunla sınırlanabileceğini düzenleyen 35. maddesi uyarınca 2863 sayılı yasadan kaynaklanan bir durum olup, davalı idarenin mülkiyet hakkını ortadan kaldıran bir işlemi niteliğinde değildir.
Bu durumda, dava konusu taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığından söz edilmesi mümkün olamayacağından, davanın reddine karar verilmesi sonucu itibariyle doğrudur.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2011/11959, K. 2011/21793, 20 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama