KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2011/15208 E., 2012/1201 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan Kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davası ile maddi hatanın giderilmesi istemine ilişkin birleştirilen davadan dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan Kamulaştırma bedelinin tesbiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini, birleştirilen dava ise maddi hatanın giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taşınmazların tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla, üzerinde bulunan ve taşınmazlara kapama meyve bahçesi niteliği vermeyen ağaçlara maktuen değer biçilmesi yöntem itibariyle doğrudur. Ancak;
1) 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi gereğince açılan tesbit ve tescil davasında, aynı kanunun 15/son maddesine göre değerlendirme dava tarihi itibariyle yapılacaktır.
Belirtilen nedenle; dava konusu taşınmaza dava tarihi esas alınmak suretiyle değer biçilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden 2009 yılı resmi verileri alınarak değer biçen bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması,
2) Toplam sabit masraflar, tarla kirası ve genel idari giderler üretim masraflarına dahil edilmek suretiyle hesaplama yapan bilirkişi raporuna göre düşük bedele hükmedilmesi,
3) Taşınmazların tamamının ve kamulaştırmadan arta kalan bölümlerinin yüzölçümleri ve geometrik durumları nazara alındığında; 894 parselin arta kalan kısmının tüm bedeline hükmedilmesi gerektiğinin ve 895 parselin arta kalan bölümünde ise değer azalışı olmayacağının düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2011/15208, K. 2012/1201, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama