KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2011/5336 E., 2011/14309 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare ve davalılardan ... vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare vekili ile davalılardan ... mirasçısı ... vekilince temyiz edilmiştir.
Çay bahçesi niteliğindeki taşınmaza net geliri esas alınarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Davalı ...’in ölü olduğu anlaşılmasına rağmen usulüne uygun olarak tüm mirasçıları davaya dahil edilerek taraf teşkili sağlanmadan karar verilmesi,
2-Mahkemenin gerekçeli kararında kamulaştırma bedelinin miktarı ve ne şekilde ödeneceğine ilişkin bir hüküm kurulmaması,
3-Dava konusu taşınmazın kamulaştırılan kısmında 3 adet bina bulunduğu, 27.madde uyarınca yapılan acele el koyma dosyasında 1 ve 2 nolu binanın ...’e, 3 nolu binanın ise ...’e ait olduğu; 10.madde uyarınca açılan tespit tescil dosyasında ise 1 ve 2 nolu binanın yine ...’e, 3 nolu binanın ise ...’e ait olduğu bilirkişi raporlarında tespit edilmiştir.
Taşınmazın tapu kaydında ise üzerindeki kargir evin ..., ..., ..., ... ve ...’ ya ait olduğuna dair şerh bulunmaktadır. Ayrıca davalı ... tarafından taşınmaz üzerindeki evlerin kendisine ait olduğuna dair mahkemenin 2010/54 esas sayılı dosyasında derdest davasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece yeniden keşif yapılarak tapu kaydında şerh bulunan yapıların taşınmazın kamulaştırılan kısmında yer alıp almadığı, 2010/54 esas sayılı dosyada mülkiyetin tespiti istenen binaların hangileri olduğu belirlenip, kimlere ait olduğu da dikkate alınarak taşınmazın zemin bedeli ile üzerinde ihtilaf bulunmayan bina bedellerinin ilgililerine payları oranında ödenmesine, aidiyeti ihtilaflı bulunan yapıların bedellerinin ise ayrıca hükümde belirtilerek bu miktarın ileride belirlenecek hak sahibine ödenmek üzere 3 aylık vadeli hesapta tutulmasına karar verilmesi gerekirken infaza elverişli olmayacak şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2011/5336, K. 2011/14309, 19 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama