KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2011/9098 E., 2011/17493 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ile manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde ve dosya içindeki bilgi ve belgelere göre manevi tazminat isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı idare vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Yapılan incelemede; dava konusu taşınmazın 13.12.1998-15.03.1999 tarihli 1/1000 ölçekli Ümraniye revizyon uygulama İmar Planı kapsamında "Belediye hizmet alanında kaldığı" ve dava konusu taşınmazın yol olarak el atılan 10,71 m²'lik kısmı dışında kalan bölümüne idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de, Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek,
imar planında park, yol ve okul alanı gibi kamu hizmetine ayrılmış bulunan yerlere el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 lik uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı belediyece, ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle yer bedeli ödenmelidir.
Bu nedenle; davacı vekiline kamulaştırmasız el atmanın önlenmesi mi, yer bedeli mi istediği açıklattırıldıktan sonra, dava konusu taşınmazın arta kalan bölümüyle de ilgili olarak karar verilmesi yerine eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
Davacının arta kalan kısımla ilgili maddi ve manevi tazminat isteminin reddi nedeniyle tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2011/9098, K. 2011/17493, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama