KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2011/9468 E., 2011/12187 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılarak üzerine pilon dikilip enerji nakil hattı geçirilen taşınmazın, pilon yeri bedeli ile irtifak hakkı karşılığının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Dava konusu edilen 129,836 m² yüz ölçümlü 843 parsel sayılı taşınmaz, dava açıldıktan sonra imar uygulamasına tabi tutularak, taşınmazın 22291 m²'lik kısmı bedelsiz terk edilmiş, 37640 m²'lik kısmı Düzenleme Ortaklık Payı olarak kesilmiş, geri kalan miktar ise imar 41682 ada 2, 41683 ada 1, 41684 ada 1, 41684 ada 2, 41686 ada 1 ve 41687 ada 2 parsel sayılı taşınmazlarına şuyulandırılmıştır.
Bu durumda; dava konusu 843 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçen enerji nakil hattı ve pilon yerinin, 2002 yılında tapuya tescili sağlanan imar uygulaması sırasında, bedelsiz olarak kamuya terk edilen veya İmar Düzenleme Ortaklık Payı olarak ayrılan alanlarda kalıp kalmadığının tesbiti yönünden, mahallinde refakate resen alınacak fen bilirkişisi eşliğinde keşif yapılarak, söz konusu alanlarda kaldığının tesbit edilmesi halinde, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığı yönünde hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kabule göre de;
A- Borçlar Kanununun 113. maddesi uyarınca; faiz, asıl alacağın ferisi niteliğinde olup, asıl alacak sakıt olmadıkça her zaman talep edilebileceği nazara alınarak, hüküm altına alınan alacağa, dava tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden, yasal olmayan gerekçelerle bu talebin reddine karar verilmesi,
B- Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Kurulunun 04.02.1948 gün ve 10/3 sayılı kararına göre, hükmün Yargıtayca bozulması üzerine, mahkemesinde yapılan yeni tahkikat sırasında davanın ıslah edilemeyeceği gözetilmeden, bozmadan sonra verilen ıslah dilekçesi uyarınca talebin kısmen kabulüne karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2011/9468, K. 2011/12187, 4 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama