KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/16094 E., 2012/22829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup ... anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Alınan bilirkişi raporları, ve hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1) Dava konusu taşınmaza fiilen el atılıp, atılmadığı belirlenmemiş, fen bilirkişi raporunda da, fiilen el atma değil, mevcut imar planı esas alınarak rapor düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5-662/651 sayılı kararı da gözetilerek; imar planında yol olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi 3194 sayılı İmar Kanununun 10. maddesinin amir hükmü uyarınca 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı idarece ayrılma amacına uygun olarak kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle taşınmaz bedelinin ödenmesi gerekir. Bu itibarla;
Taşınmaza fiilen el atılıp atılmadığı araştırılarak, el atmanın varlığının tespiti halinde, el atılan kısmın bedelinin tahsiline, aksi durumda ise taşınmazın 1/1000' lik imar planında kısmen ya da tamamen yol olarak kamu hizmetine özgülendiği tarih belirlenerek, sonuçta bu tarih itibari ile 5 yıl geçmişse el atılan taşınmaz bedeline hükmedilmesi gerektiği düşünülmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi,
2) Dava konusu taşınmaz, arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazların eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporlarında bu yönteme uyulmadan başka bir taşınmaza ilişkin davada belirlenen bedel esas alınarak değer biçilmiştir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
3) Taşınmazın, imar planında yol olarak özgülenmeyen veya fiilen el atılmayan bölümleri üzerinde ... yapılıp yapılamayacağı, bu kısımlara inşaat ruhsatı alıp alamayacağı ilgili belediye başkanlığından sorulup, alınacak cevaba göre el atılmayan bölümler hakkında karar verilmesi gerekirken, bu yönde bir araştırma yapılmaksızın taşınmazların tamamının bedeline hükmedilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/16094, K. 2012/22829, 19 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama