KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/17872 E., 2012/23984 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
1973 yılında onaylanan 1/1000 ölçekli imar planında çocuk bahçesi olarak ayrılan dava konusu taşınmaza fiilen el atılmadığı anlaşılmış ise de; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun benzer konudaki 15.12.2010 gün ve 2010/5 – 662/651 sayılı kararı da gözetilerek, imar planında çocuk bahçesi olarak ayrılan taşınmaza fiilen el atılmamış olsa dahi, 3194 sayılı İmar Kanununun 10.maddesinin amir hükmü uyarınca, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıl içerisinde davalı idarece, ayrılma amacına uygun olarak, kamulaştırma görevinin yerine getirilmemesi ve malikin mülkiyet hakkının süresi belirsiz şekilde kısıtlanması nedeniyle arsa niteliğindeki zemin bedeli yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur. Ancak;
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan davacıya ait yapı ve ağaçlara fiilen el atılmadığı, davacı tarafından kullanılmaya devam edildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda; 3194 sayılı İmar Kanununun 18/10.maddesinde yer alan “Bu maddede belirtilen kamu hizmetlerine ayrılan yerlere rastlayan yapılar, belediye veya valilikçe kamulaştırılmadıkça yıktırılamaz” hükmü uyarınca, dava konusu yapı ve ağaçların bedeline hükmedilmemesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
S.Ü
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/17872, K. 2012/23984, 26 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama