KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/25436 E., 2013/2803 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
417 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasının reddine dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş davalılar vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla duruşma için belirlenen 19.02.2013 günü temyiz eden davalılar vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davacı idare vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davalılar vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğrudur. Ancak;
1-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal olarak incelenen 470 ada 6 parsel sayılı taşınmazın satışının 34/312 hissenin satışı olduğu ve daha önce Dairemize gelen dava dosyalarında da aynı emsalin gerçeği yansıtmadığından emsal olarak alınamayacağı yönünde bozma kararlarının olduğu anlaşıldığından emsal olarak alınması doğru değildir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Kabule göre de; Bedeline hükmedilen ve fen bilirkişi raporunda A ve C harfleri ile gösterilen 109,27 m2 lik alanın davacı idare adına tescili yerine, yol olarak terkinine karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/25436, K. 2013/2803, 21 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama