KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2012/7254 E., 2012/12691 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
358 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekili yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir. Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmazlar ile emsal taşınmazın zaruret olmadıkça yakın bölgelerden, benzer yüzölçümlü ve değerlendirme tarihine yakın satış tarihli ve özel amaçlı satış olmaması gerekir. Oysa somut emsal alınan taşınmaz satışı şirkete yapılan satış olup, özel amaçlıdır.
Bu nedenle emsal olarak alınamayacağı gibi ayrıca, somut emsal olarak alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değeri ilgili Belediye Başkanlığı Emlak Vergi Dairesinden araştırılmadan,hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu taşınmazlar ile somut emsal olarak alınan taşınmazın Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas olan m2 değerlerinin karşılaştırılmasında;
dava konusu taşınmazların emsal taşınmazdan daha değersiz olduğu belirtilmesine rağmen, bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazların emsal taşınmazdan daha değerli olduğu kabul edilerek vergi değerine ters düşecek şekilde inandırıcı ve somut gerekçelere dayandırılmayan geçersiz rapora göre hüküm kurulması doğru değildir.
Bu nedenle, taraflara emsal göstermesi için yeniden imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapıldıktan sonra, belediye başkanlığından emlak vergi değerleri de getirtilerek karşılaştırma yapılmak suretiyle değer belirleyen, bilirkişi raporu nazara alınarak hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Dava konusu taşınmazlar yol olarak kamulaştırıldığından tapudan terkini yerine davacı idare adına tesciline karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2012/7254, K. 2012/12691, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama