KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2013/3818 E., 2013/8252 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2013
- Mahkemesi
- Dargeçit Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 31/08/2012
- Numarası
- 2011/454-2012/286
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri yönünden verilen dilekçelerle istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup iş anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taşınmazın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesinde; üzerinde bulunan ağaçlara yaş, cins ve verim durumlarına göre değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki hususlar dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
1) Dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan sulama havuzunun raporda belirtilen nitelikleri ve dosya kapsamına göre 1/B sınıfında olduğu gözetilmeden, 4-A vasfında olduğu kabul edilerek dosya kapsamına uygun olmayan şekilde, yapı bedelinin belirlenmesi,
2)Dava konusu taşınmazın yüzölçümü 15.316,81 m2 olup içinde sulama amaçlı 50 m2 olan bir havuz bulunmaktadır. Taşınmaz sulu arazi olarak kabul edilerek domates, hıyar ve biber münavebesine göre değer biçilmiştir.
Mahallinde yeniden keşif yapılarak, dava konusu taşınmazın nereden ve ne şekilde sulandığı mahkemece ve bilirkişi kurulunca bizzat gözlemlenip taşınmazın tamamının sulanıp sulanmadığı belirlendikten sonra, İl ve İlçe Tarım Müdürlüklerinden taşınmazın bulunduğu yörede taşınmazın niteliğine uygun (sulu veya kuru tarım arazilerinde) mutad olarak ekilen münavebe ürünleri de sorulup, bunlara ait resmi veriler esas alınarak taşınmaza değer biçilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yetersiz rapora göre yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2013/3818, K. 2013/8252, 30 Nisan 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama