KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/1580 E., 2014/8842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2014
- Mahkemesi
- Amasra Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 06/11/2013
- Numarası
- 2013/28-2013/163
Karar Metni
266 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışındaki temyiz itirazları bozmayla kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
1- Davacılar davalarını bozma öncesi ilk kararda hüküm altına alınan toplam 18.884,16-TL bedel üzerinden ıslah ettikleri ve 04.02.1948 gün ve 10/3 sayılı İçtihatı Birleştirme kararı ve HUMK'nun 84. maddesi uyarınca, bozmadan sonra davanın ıslahı da mümkün olmadığı, halde talebi aşacak şekilde bozma sonrası alınan rapor hükme esas alınmak suretiyle fazlaya hükmedilmesi,
2- Dava da kısmen kabul kararı verilmediği halde davalı idare lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi,
3- Fen bilirkişisi raporunda B harfi ile gösterilen ve yol olarak elatılan kısmın terkinin yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, doğru olmadığı gibi,
4- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde değişiklik yapan ve 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasanın 21.maddesi ile "kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davalarında mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespit davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir. ... açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır." hükmünün getirilmiş olduğu gözetildiğinde, vekalet ücretinin maktu olarak hüküm altına alınması gerektiğinden;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/1580, K. 2014/8842, 27 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama