KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/24957 E., 2015/767 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ocak 2015
- Mahkemesi
- Ankara 11. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/02/2014
- Numarası
- 2011/68-2014/62
Karar Metni
270 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden; mahkemece 12.02.2014 tarihinde tefhim edilen kısa kararda davanın reddine karar verildiği halde, 17.02.2014 tarihinde yazılan gerekçeli kararda davanın kısmen kabulü ile 10.000-TL alacağın davacılara ödenmesi yönünde hüküm kurulduğu gibi, gerekçeli karar başlığında yer alan esas ve karar numarası ile taraflara ilişkin bilgilerin iş bu dava dosyasına ait olmasına rağmen karar içeriğinde açıklanan olay ve gerekçenin dava konusu edilen kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat istekli dava ile hiçbir ilgisi olmayıp, vekalet sözleşmesinden kaynaklanan alacak davasına ilişkin bilgiler içerdiği anlaşılmıştır.
Mahkemece kısa kararda davanın reddine hükmedildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında kısmen kabulüne hükmedildiğinden kısa karar ile gerekçeli karar çelişiktir.
Yargıtay Büyük Genel Kurulunu 10.04.1992 gün ve 1991/7-1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme kararına göre kısa karar ile gerekçeli kararın çelişik olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra yerel mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaate göre karar verebilir.
Bu durumda; mahkemece, kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki çelişki giderilmek suretiyle hüküm kurulması gerektiğinden,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/24957, K. 2015/767, 26 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama