KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/2719 E., 2014/12867 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Adıyaman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/06/2012
- Numarası
- 2011/219-2012/434
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı karşılığının tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır. Alınan raporlar geçersizdir. Şöyle ki;
1) Dosyada bulunan belediye başkanlığı yazısı, bilirkişi raporları ve keşif tutanağı dikkate alındığında, dava konusu taşınmazın belediye sınırları içerisinde yer aldığı, etrafının meskun mahal olduğu ve belediye hizmetlerinden faydalandığı anlaşılmıştır. Bu niteliğine göre taşınmazlar arsa vasfındadır.
Mahkemece, taşınmaza arazi niteliği ile değer biçen 09.04.2012 tarihli bilirkişi kurulu raporu esas alınarak hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, daha önce yapılan kamulaştırmada belirlenen m2 değerlerini emsal kabul ederek arsa niteliği ile taşınmaza değer biçen 29.06.2011 tarihli bilirkişi kurulu raporu da hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda; taraflara dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazların ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
E
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/2719, K. 2014/12867, 8 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama