KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/29231 E., 2015/5329 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Mart 2015
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalı ... ve ... vekilleri ile bir kısım davalılar vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare, davalılar ... ve ... vekilleri ile bir kısım davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmişse de,
Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesi yasal temyiz süresi dolduktan sonra verildiğinden, bu davacının temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş, bu kararda adı geçenin vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede, davalılar ... e yapılan karar tebligatı tebligat kanunu hükümlerine uygun olmadığından geçerli olmayıp, temyiz süresi öğrenme tarihinden başladığının kabulü ile temyiz talebi süresi içerisinde verilmiştir.
Bu nedenle mahkemenin temyiz dilekçesinin reddine ilişkin kararı kaldırıldıktan sonra işin esasının incelenmesinde,
Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak zeminine, resmi birim fiyatları uygulanıp, yıpranma payı da düşülerek yapıya bedel tespit edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyanın incelenmesinde davalıların tapudaki payları ile veraset ilamlarına göre murislerinden intikal eden paylarına göre almaları gereken bedel ile, hükmedilen bedellerin farklı olduğu anlaşılmıştır.
Buna göre tapuda müşterek ve iştirak halinde malik olan davalıların kesin pay oranları bilirkişi vasıtası ile yeniden belirlenip, gerektiğinde paya ilişkin dayanak belgeleri de getirtilerek, davalıların payları tespit edilip buna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/29231, K. 2015/5329, 19 Mart 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama