KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/30040 E., 2015/11340 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Mayıs 2015
- Mahkemesi
- Safranbolu Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 09/05/2014
- Numarası
- 2013/551-2014/368
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtayca incelenmesi, davacı idare ile feri müdahil vekilleri yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı idare ve feri müdahil vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taşınmaz malın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tespit edilmesi yöntem olarak doğrudur.Ancak;
1-Mahkemece yapılan 24.01.2014 tarihli keşif tutunağında dinlenen mahalli bilirkişilerin, beyanlarında dava konusu taşınmaza, fiilen el atılmadan önce taşınmazda kuru tarım yapıldığının belirttikleri,dava konusu taşınmaza ilişkin acele el koyma dosyasında da taşınmaza kuru arazi olarak değer biçildiği,hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise taşınmazın sulanabilir arazi olarak kabul edildiği anlaşılmış olup, bu hususta oluşan çelişkinin giderilmesi ve dava konusu taşınmazın sulu arazi mi kuru arazi mi olduğunun tespiti amacıya mahallinde yeniden keşif yapılıp, mahalinde, tanık da dinlenmek suretiyle, taşınmazın sulanıp sulanmadığı,
nereden ve nasıl sulandığı su kaynağı mevcut ise tamamını sulamaya yeterli olup olmadığı hususları açıkça belirtilmeden eksik inceleme sonucu sulu kabul edilerek mısır ve fasulye münavebesine göre değer biçien rapora göre hüküm kurulması,
2-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda münavebeye esas alınan ürünlerin verim, kg satış fiyatı ve üretim masraflarının denetime imkan verecek şekilde ,açıkça gösterilmemesi,
3-Tespit edilen kamulaştırma bedelinden,acele el koyma kararı ile tespit edilen bedelin mahsubundan sonra kalan fark bedelin ödenmesine karar verilmesi gerekirken,infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulması,
4-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6.maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. Bölüm kararı da göz önüne alınarak, fark bedele dört aylık sürenin bitim tarihinden yasal faiz işletilmesine karar verilmişse de faizin bitim tarihinin kararda gösterilmemesi,
5-Tapu kaydında Mustafa ve M.. A.. hissesi üzerinde bulunan haciz şerhinin hükmedilen bedele yansıtılmaması,
6-Dava konusu taşınmaz 149 ada 9 parselin ifrazından oluşan 149 ada 16 parsel olduğu halde hüküm fıkrasına eski parsel numarası yazılmak suretiyle infazda tereddüte yol açılması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/30040, K. 2015/11340, 25 Mayıs 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama