KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/3201 E., 2014/15202 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Reşadiye Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 12/09/2013
- Numarası
- 2012/110-2013/561
Karar Metni
438 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekili ile davalılar yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekili ile davalılar yönünden temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak değer biçilmesi yöntem olarak doğru ise de alınan raporlar ve yapılan inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1)Arsa niteliğindeki taşınmaza değer biçilirken Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi gereği değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan, dava konusu taşınmaza yakın yerlerden, yakın tarihli ve benzer yüzölçümlü satışlar emsal alınıp, üstünlük oranlaması da yapılarak hesaplanması zorunlu olduğu halde, raporu hükme esas bilirkişi kurulunca dava konusu taşınmazdan farklı mahallede bulunan satış emsal alınmak suretiyle değer biçildiği gibi, emsal taşınmazın alıcısı Limited Şirket olup özel amaçlı olduğundan rapor geçersizdir.
Bu nedenle, taraflara taşınmazın bulunduğu yerden, özel amaçlı olmayan, yakın tarihli ve benzer nitelikte satışları emsal olarak bildirmeleri için imkan tanınması, gerektiğinde resen emsal celbi yoluna gidilerek taşınmaz ve emsallerinin Arsa Metrekare Rayiç Bedeli Takdir Komisyonu tarafından belirlenen emlak vergisine esas m2 değerinin getirtilerek mukayeseleri de yapılmak suretiyle mahallinde yeniden keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
2)Taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların maktuen hesaplanan değerine ayrıca enkaz değeri de eklenerek fazlaya hükmedilmesi,
3) Dava konusu taşınmazın yolda kalan bölümünün 4721 sayılı TMK’nun 999. maddesi gereğince yol olarak terkini gerekirken, davacı idare adına tescil hükmü kurulması,
4) Davanın niteliği gereği vekil ile temsil edilen davacı idare ile davalılardan S.. S.. lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken vekalet ücretine karar verilmemiş olması,
5) Davalı B.. S..'ın kısıtlı olduğu dosyadaki tapu kaydından anlaşıldığına göre HMK 52 ve devamı maddeleri gereğince; vasisine tebligat yapılmak ve husumete izin kararını ibraz etmek üzere süre tanınarak, taraf teşkilini sağlamak gerekirken, dava ehliyeti bulunmayan kısıtlıya tebligat yapılması suretiyle işin esası hakkında karar verilmesi,
6) Kabule göre de;
Davacı idare tarafından 360.405,36-TL bloke edildiği, ancak mahkemece kamulaştırma bedelinin 309.731,88-TL tespit edildiğinden, fazladan bloke edilen kısmın davacı idareye iadesine karar verilmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/3201, K. 2014/15202, 28 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama