KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/4015 E., 2014/14779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2014
- Mahkemesi
- Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 20/12/2012
- Numarası
- 2010/683-2012/526
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca BOZULMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 03.10.2013 gün ve 2013/9627 Esas - 2013/16655 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü:
KARA R-
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemli davanın kabulüne dair karar davalı idare vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuş bu karara karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden, dava konusu taşınmazların İSKİ İçmesuları Yönetmeliği Uyarınca "Sazlıdere Baraj Havzası Mutlak Koruma Alanı" olarak ayrılmış olduğu, ancak taşınmazlara davalı idarece fiilen el atılmadığı anlaşılmıştır.
11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı yasanın 21. maddesi ile Kamulaştırma Kanununun geçici 6. maddesinde yapılan değişiklik ile; “Uygulama imar planlarında umumi hizmetlere ve resmî kurumlara ayrılmak suretiyle veya ilgili kanunların uygulamasıyla tasarrufu kısıtlanan taşınmazlar hakkında, 3/5/1985 tarihli ve 3194 sayılı İmar Kanununda öngörülen idari başvuru ve işlemler tamamlandıktan sonra idari yargıda dava açılabilir. Bu madde hükümleri karara bağlanmamış veya kararı kesinleşmemiş tüm davalara uygulanır.” hükmü getirilmiştir.
Öte yandan Anayasa Mahkemesi’nin 25.09.2013 gün 2013/93 Esas, 2013/101 Karar sayılı ilamında da; “Kamulaştırmasız el atmadan söz edilebilmesi için taşınmaz zilyetliğinin idareye geçmesi ve taşınmazın fiilen kamu hizmetine tahsis edilmiş olması gerektiği; imar kısıtlamalarında taşınmazın zilyetliğinin malikte kalmaya devam etmekte olup, yalnızca malikin tasarruf yetkisinin, ilgili mevzuattan kaynaklanan bazı kısıtlamalara maruz kaldığı, bu nedenle imar kısıtlamalarından kaynaklanan tazminat davalarının idari yargıda açılabileceği” kabul edilmiş olup,
Davanın idare yargıda görülmesi gerektiğinden, dava dilekçesinin görev yönünden reddi yerine, kabulüne dair hükmün bu yönüyle bozulması gerekirken yazılı gerekçe ile bozulduğu anlaşılmakla;
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/4015, K. 2014/14779, 26 Mayıs 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama