KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2014/823 E., 2014/7211 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2014
- Mahkemesi
- Solhan Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 30/04/2013
- Numarası
- 2012/64-2013/63
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı İl Özel İdaresi İle Çevre ve Şehircilik Bakanlığı vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Mahkemece bozma kararına uyularak davanın kabulüne kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar İl Özel İdaresi ve davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (eski B.. B..) vekillerince temyiz edilmiştir.
Her ne kadar mahkemece bozma kararına uyulmuş ise de bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
1- Dairemizin 29.02.2012 tarihli bozma ilamı doğrultusunda davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı (eski B.. B..) hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2-Dosyadaki belgelerden; dava konusu taşınmazda yapılan 2. imar uygulması sonrası dava konusu taşınmazın ifrazından 131 ada 7-8-9-10, 132 ada 5-6-7-8 parsellerin oluştuğu anlaşıldığından,mahallinde yeniden keşif yapılarak, ifraz nedeniyle oluşan taşınmazlara elatma olup olmadığının araştırılıp, sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3-İmar uygulaması ile oluşan parsellerde kamulaştırmasız el atma olgusunun varlığının tespiti halinde; arsa niteliğinde oldukları gözetilerek; Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11. maddesinin 1. fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması ve emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tesbiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Bilirkişi raporunda bu yönteme uyulmadan piyasa rayiçlerinden söz edilerek soyut ifadelerle değer biçildiğinden, bu rapora göre hüküm kurulması mümkün değildir. Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
4- İl Özel idaresi aleyhine tazminata hükmedildiğinden kamulaştırmasız el atılan kısmın bu idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, hazine adına tescil hükmü kurulması,
5-Davalı İl Özel idaresi harçtan muaf olmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2014/823, K. 2014/7211, 17 Mart 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama