KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/17345 E., 2015/21477 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2015
- Mahkemesi
- Silopi Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 25/09/2013
- Numarası
- 2010/256-2013/389
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı Milli Savunma Bakanlığı temsilcisi yönünden verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, 212, 224, 225 ve 226 parsellerle ilgili olarak Milli Savunma Bakanlığı aleyhine açılan davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelerden dava konusu taşınmazlara 1955 yılında el atıldığı anlaşılmış ise de; taşınmazların1964 yılında yapılan kadastro çalışmalarında ilk malikleri adına tespit görüp, tapuya tescillerinin sağlandığı ve Kadastro Kanununun 12/3.maddesi uyarınca da idarece10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde tapu iptal ve tescil davası açılmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin 221 sayılı Yasa da dahil kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak herhangi bir iddiada bulunma imkanı kalmamıştır.
Bu itibarla; bilirkişi incelemesi yaptırılarak arazi niteliğindeki taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Dosyada mevcut tapu kayıtlarından dava konusu edilen 212 parsel sayılı taşınmazın tamamının Hazine adına kayıtlı olduğu, 225 parsel sayılı taşınmazın ise Silopi Kadastro Mahkemesinin kesinleşen 1978/37- 1989/56 sayılı kararı ile tespit dışı bırakılarak tapu kaydının kapatıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda davacıların tapu ile malik olmadıkları 212 ve 225 parsel yönünden davacıların davacılık sıfatına sahip olmadıkları gözetilerek, anılan parsellerle ilgili taleplerin reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yazılı şekilde karar verilmesi ,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/17345, K. 2015/21477, 23 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama