KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/20471 E., 2016/4390 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
256 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davalılar vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Şöyle ki;
Mahkemece ilk kararda kamulaştırma bedelinin 2.769.489,04 TL olarak tespit edilmesine rağmen, bozma sonrası bedelin 2.747.971,79 TL olarak belirlendiği gözetilerek, davacı idare tarafından fazladan yatırılan 21.517,25 TL'nin davalılara ödenmemiş olması halinde idareye iadesine, ödenmiş olması halinde ise davalılardan tapudaki payları oranında tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi doğru değil ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının sonuna ayrı bir bent olarak (Davacı idare tarafından kamulaştırma bedeli olarak fazladan depo edilen 21.517,25 TL'nin davalılara ödenmemiş olması halinde davacı tarafa iadesine, ödenmiş olması halinde ise davalılardan tapudaki payları oranında alınarak, davacı tarafa verilmesine ) cümlesinin yazılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/20471, K. 2016/4390, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama