KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/25951 E., 2016/13471 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
397 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, kamulaştırmasız el atılan taşınmazlar bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı idare vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; Sıhke göletinin mevsimsel su seviyesindeki artış ve düşüşleri nedeni ile dava konus taşınmazların belli dönemlerde sular altında kaldığı, bu nedenle taşınmazların kullanılamaz hale geldiği gerekçesiyle tazminata hükmedilmiştir
Yapılan inceleme ve alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1-Mahkemece mahallinde yeniden keşif yapılarak; Sıhke göletinin suyunun yükselmesi nedeniyle taşınmazın sular altında kalmasının kalıcı nitelikte olup olmadığının tespiti, kalıcı nitelikte olup taşınmazın maliki tarafından kullanımı engelleniyorsa, fiilen sular altında kalan kısmın kapsadığı alan belirlenerek bu bölümlerin değerine hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken dava konusu taşınmazların kullanılamaz hale geldiğinden bahisle tamamının bedeline hükmedilmesi doğru olmadığı gibi,
2- Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme tarihinden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bilirkişi Kurulunca emsal alınan taşınmazın satışı, dava tarihinden sonra yapıldığından emsal alınması mümkün değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın;
imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/25951, K. 2016/13471, 29 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama