KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/25974 E., 2016/13780 K.·Yargıtayilamı
- Karar tarihi
- 6 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 19/06/2014
- Numarası
- 2014/161-2014/532
Karar Metni
338 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın Hazine adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyleki;
Dava konusu taşınmazın Yuvalıdere Belediye Başkanlığı'nın 05/04/2012 gün ve 98 sayılı yazısında belediye sınırları içerisinde, belediye hizmetlerinden faydalandığı, imar alanına 1000 mt mesafede olduğu bildirilmiş ve bilirkişi kurulu raporunda Yuvalıdere Mahallesinde yer aldığı ve arsa özellikleri taşıdığı belirtilmiş olmakla taşınmaz arsa niteliğindedir.
Taşınmaza arazi niteliği ile değer biçen ve hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporu bu nedenle geçersizdir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, luzümu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi, dava konusu taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili Belediye Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu
getirtilerek, dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından, yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/25974, K. 2016/13780, 6 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama