KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/26569 E., 2016/4402 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca devri hususunda anlaşılan taşınmazın bedelinin tespiti ve tescil davasının kabulüne dair verilen yukarıda tarih ve numaraları yazılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş, davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla duruşma için belirlenen 27.05.2014 günü temyiz eden davacı idare vekilinin yüzüne karşı; usulüne göre çağrı kağıdı gönderilmesine rağmen gelmediğinden temyiz eden davalı vekilinin yokluğunda duruşmaya başlanarak davacı idare vekilinin sözlü açıklamaları dinlendikten ve Dairemizin 2.kez geri çevirme kararı üzerine gelen dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Yasa ile değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 30. maddesi uyarınca devri hususunda anlaşılan taşınmazın bedelinin tespiti ve tescil istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı uyarınca inceleme ve işlem yapılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde yöntem itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda somut emsal olarak incelenen taşınmaz ve dava konusu taşınmaz imar parseli olduğundan emsal karşılaştırması sonucu belirlenen metrekare birim fiyatından %40 oranında imar düzenleme ortaklık payı indirilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak, acele el koyma nedeniyle ödenen miktar düşüldükten sonra bakiye kamulaştırma bedeline, 05.09.2009 tarihinden ilk karar tarihi olan 01.04.2010 gününe kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
3- Davanın niteliği gereği kendisini vekil ile temsil ettiren davacı idare lehine de maktu vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği düşünülmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Doğru görülmemiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/26569, K. 2016/4402, 7 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama