KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2015/8474 E., 2015/14209 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2015
- Mahkemesi
- Siirt 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Tarihi
- 23/12/2014
- Numarası
- 2014/973-2014/1174
Karar Metni
260 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Taşınmaz malın tarım arazisi niteliğinde kabulü ile olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla değerinin tesbit edilmesinde; üzerinde bulunan ve taşınmaz mala bahçe niteliği vermeyen ağaçlara maktuen değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin ise aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
İlk karar ile davalılara fazla ödenen bedel davalılarca bankadan alınmışsa, davalılardan alınıp, davacı idareye verilmesine hükmedilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değilse de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2. bendinin sonuna (bu bedel davalılarca bankadan alınmışsa, payları oranında davalılardan alınıp, davacı idareye verilmesine) cümlesinin yazılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2015/8474, K. 2015/14209, 18 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama