KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2016/17676 E., 2018/3537 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare ile davalı ...vd. vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare ile davalı ...vd. vekillerince temyiz edilmiştir.Arsa niteliğindeki ... Mahallesi 718 parsel sayılı taşınmaza emsal karşılaştırması yapılarak, üzerindeki ağaçlara ise yaş, cins ve verim durumuna göre değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak;
1-Zemini arsa niteliğindeki taşınmazın üzerinde 3835 adet fındık ağacı bulunmaktadır. Ağaçların kapladığı alan belirlenip bu kısma kapama fındık bahçesi olarak, fındıklık değeri hesaplanıp bu değerden çıplak arazi değeri indirilerek aradaki farkın ağaç bedeli olarak hesaplanması gerekirken, ağaçlara maktu değer biçilmesi,
2-2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca dava 4 aylık süre içinde sonuçlandırılmadığından Anayasa Mahkemesi’nin 19.12.2013 tarih ve 2013/817 başvuru numaralı 1. bölüm kararı da göz önüne alınarak kamulaştırma bedeline 27.05. 2009 tarihinden, karar tarihine kadar geçen süre için yasal faiz yürütülmesi gerektiğinden,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2016/17676, K. 2018/3537, 5 Mart 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama