KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2016/18567 E., 2017/6447 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
297 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Arazi niteliğindeki parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde ve tespit edilen bedelin bloke ettirilerek hükmün kesinleşmesi beklenmeden davalı tarafa ödenmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
1- 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dört ay içerisinde sonuçlandırılamayan davada, bozmadan önce tespit edilen kamulaştırma bedelinden acele el koyma bedelinin mahsubundan sonra kalan fark bedele 24.11.2013 gününden ilk karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği halde, bozma öncesi tespit edilen tüm bedele son karar tarihine kadar faiz yürütülmesi,
2- Kamulaştırma bedeline karar tarihine kadar faiz işletilmesi gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde faiz bitiş tarihinin gösterilmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1. bendindeki (10.874,52 TL'nin 24/11/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıdan alınarak davalıya verilmesine,) ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine ( bozma öncesi tespit edilen
.../...
-2-
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2016/18567, K. 2017/6447, 22 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama