KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2016/23483 E., 2018/2755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
487 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davalılardan ... vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılardan ... vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ... mahallesi 580 ada 15 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki ağaçlara maktuen değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak;
Alınan rapor, zemin bedeli yönünden hüküm kurmaya elverişli değildir.Şöyle ki;
1-Dava konusu taşınmaz mal arsa niteliğindedir. Kamulaştırma Kanunu'nun kıymet takdir esaslarını belirten 11.maddesinin 1.fıkrasının arsalara ilişkin (g) bendi uyarınca arsaların bedelinin değerlendirme gününden önceki özel amacı olmayan emsal satışlara göre hesaplanması zorunludur.
Bu itibarla, emsal satışların değerlendirme tarihindeki karşılıklarının fiyat artış endekslerinin uygulanması suretiyle tespiti, bundan sonra emsal ile dava konusu taşınmazın eksik ve üstün yönlerinin neler olduğu ve oranları açıklanmak suretiyle değer biçilmesi gerekir.
Dairemizin 2015/12550 Esas sayılı dosyasında aynı emsalle aynı mahallede ve yakın mevkiideki 404 ada 14 parsel sayılı taşınmaza 2014 yılı itibariyle 200 TL m2 değer biçildiği, dosyamızda ise hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emsal taşınmazın
vergi değeri araştırılmadan ve bu yönden karşılaştırma yapılmadan, dava konusu taşınmazın, anayol üstü olduğu, emsal taşınmazın ise ana yola cephesinin olmadığı belirtildiği ve başkaca bir gerekçe gösterilmeden emsal parselden (1,05) kat daha değersiz olduğu belirtilerek, arsa metrekare rayiç değerinin bile altında bedel belirlendiğinden rapor inandırıcı görülmemiştir.
Bu durumda taraflara, dava konusu taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde resen emsal celbi yoluna gidilmesi ve bu emsallere göre değer biçilmesi için yeniden oluşturulacak bilirkişi kuruluyla keşif yapılıp, dava konusu taşınmaz ile bilirkişi raporunda somut emsal olarak esas alınan taşınmazların, belediye binası, hükümet konağı, adliye, belediye binası, vb. merkezi yerlere ve birbirlerine olan uzaklıkları halihazır şehir haritası üzerinde fen bilirkişisine işaretlettirildikten sonra, dava konusu taşınmazın değerlendirme tarihi itibariyle;
hükme esas alınan bilirkişi raporunda somut emsal kabul edilen taşınmazların ise bilirkişilerce değerlendirmeye esas alınan satış tarihi itibariyle fiili imar uygulaması sonucu oluşan imar parselleri mi, yoksa imar planına dahil olmakla birlikte olduğu gibi bırakılan kadastro parselleri mi olduklarının ve taşınmazın bulunduğu mahallede düzenleme ortaklık payı kesintisinin ilgili Belediye İmar Müdürlüğü ile Tapu Müdürlüğünden sorulup, vergi değerleri de karşılaştırılmak suretiyle değer biçilip alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2016/23483, K. 2018/2755, 26 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama