KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2017/19182 E., 2019/4589 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
411 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, davacı idare vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı idare vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor, hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki;
1)Dosyada bulunan bilgi ve belgelere göre; hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emsal kabul edilen ...... mahallesi 1000 ada 28 parsel sayılı briket depo vasıflı taşınmaz, üzerinde bulunan yapı ile birlikte satıldığı halde yapı bedeli satış bedelinden mahsup edilmeden değer biçildiği gibi,bilirkişi kurulu ek raporunda her ne kadar Yalova yoluna hakim konumda olanlara 1900,00 tl/m2 değer biçildiği, arka sokaklara geçildikçe kademeli olarak m2 birim değerlerinin azaltıldığı belirtilmiş ise de aynı kamulaştırma işlemi kapsamında Dairemiz denetiminden geçen dosyalarda tutarlı bir kademelendirmenin olmadığı ana caddede kalan parsellerde dahi daha düşük m2 değerleri tespit edildiği gözetildiğinde bilirkişi raporları inandırıcı ve hüküm kurmaya elverişli değildir.
Bu durumda; taraflara, dava konusu ...... İlçesi, ...... Mahallesi, 3280 ada 15 parsel sayılı taşınmaza yakın bölgelerden ve yakın zaman içinde satışı yapılan benzer yüzölçümlü satışları bildirmeleri için imkan tanınması, lüzumu halinde re'sen emsal celbi yoluna gidilmesi, taşınmazın, değerlendirme tarihi itibariyle, emsal alınacak taşınmazın ise satış tarihi itibariyle imar ya da kadastro parselleri olup olmadığı ilgili ......
Başkanlığı ve Tapu Müdürlüğünden sorulması, ayrıca dava konusu taşınmazın; imar planındaki konumu, emsallere ve değerini etkileyen merkezi yerlere olan uzaklığını da gösterir krokisi ve dava konusu taşınmaz ile emsal taşınmazların resen belirlenen vergi değerleri ve emsal taşınmazların satış akit tablosu getirtilerek,dava konusu taşınmazın değerlendirmeye esas alınacak emsallere göre ayrı ayrı üstün ve eksik yönleri ve oranları açıklanmak suretiyle yapılacak karşılaştırma sonucu değerinin belirlenmesi bakımından,
yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi doğru olmadığı gibi,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2017/19182, K. 2019/4589, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama