KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2017/19268 E., 2019/4668 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mart 2019
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi, taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR –
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma konusu irtifak hakkı ve pilon yeri bedelinin tespiti ve bu hakkın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece kısa kararda dava konusu ...... mahallesi 19 parsel sayılı taşınmazın 1.864,47 m2’lik alanında davacı idare lehine irtifak hakkı ve 224,98 m2’lik alanının ise pilon yeri olarak tesis ve tesciline karar verildiği yazıldığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasında 224,98 m2’lik alanın irtifak hakkı olarak idare lehine tesciline hükmedildiğinden kısa karar ile gerekçeli karar çelişiktir.
Yargıtay Büyük Genel Kurulunun 10.04.1992 gün 1991/7-1992/4 sayılı içtihadı Birleştirme Kararına göre kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedenidir. Bozmadan sonra yerel mahkeme önceki kararla bağlı olmaksızın çelişkiyi kaldırmak kaydıyla vicdani kanaate göre karar verebilir.
Bu nedenle, mahkemece çelişkili karar verilmesi,
Kabule göre de;
1)Davacı idarece düzenlenen 14.10.2015 tarihli kıymet takdir raporunda ve acele el koyma dosyasında taşınmaza kuru tarla niteliği ile değer biçildiği halde hükme esas bilirkişi raporunda taşınmazın kısmen ...... ve kısmen ...... olduğu kabul edilerek değerinin belirlendiği ve alınan rapor doğrultusunda hüküm kurulduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla; taşınmazın niteliği hususunda çelişkinin giderilmesi için mahallinde yeniden keşif yapılarak bu konuda hakim gözlemide yazılarak çelişki giderildikten sonra taşınmazın niteliği kesin olarak tespit edilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile karar verilmesi,
2)Taşınmazın kuru tarım arazisi niteliği, konumu ve yüzölçümü dikkate alındığında değeri belirlenirken kapitalizasyon faiz oranının % 5 uygulanması gerekirken, bu oranın % 6 kabulü ile az bedel tespiti,
3)2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine 6459 sayılı Yasanın 6. maddesi ile eklenen hüküm uyarınca, dava dört ay içerisinde sonuçlandırılamadığından, acele el koyma kararı ile belirlenen bedelin mahsubundan sonra kalan fark bedele 28.04.2016 tarihinden karar tarihine kadar yasal faiz yürütülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru olmadığı gibi,
4)7139 sayılı Kanunla değişik Kamulaştırma Kanununun 10/8 fıkrası gereğince, bozma sonrası bankaya hak sahibi adına yatırılacak bedelde artış olması halinde bu kısım için; 7139 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik hükümlerine göre işlem yapılması gerektiğinden,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2017/19268, K. 2019/4668, 14 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama