KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2018/9160 E., 2019/18302 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2019
- Mahkemesi
- Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Karar Metni
379 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 5. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/45 E. - 2017/18 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 5 Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/45 E- 2017/18 K. sayılı kararının incelenmesinde,
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre; arsa niteliğindeki ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 1630 ada 9 parsel sayılı taşınmazın zeminine 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsalin üstün ve eksik yönleri belirlenip kıyaslaması yapılarak; üzerindeki yapılara ise aynı Kanunun 11/1-h maddesi uyarınca resmi birim fiyatları esas alınıp yıpranma payı düşülerek değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davalı vekilinin tüm, davacı idare vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak;
Tespit edilen bedele dava tarihinden itibaren dört ay sonraki tarihten karar tarihine kadar faiz yürütülmesi ile yetinilmesi gerekirken mükerrer ödemeye sebebiyet verecek şekilde ayrıca faiz bedelinin de bloke edilmesi,
Doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fırkasının 2. bendinden (faizli toplam bedel 1.775.623,98) ibaresinin çıkarılmasına, yerine (1.672.356,00) rakamının yazılmasına,
b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasına ayrı bir bent olarak (Fazla bloke edilen 103.267,98 TL'nin davacı idareye iadesine) cümlesinin yazılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2018/9160, K. 2019/18302, 14 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama