KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2019/11749 E., 2021/3565 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2021
- Mahkemesi
- Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin 6. Hukuk Dairesinin istinaf isteminin esastan reddine dair kararı ile birlikte Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/287 E. - 2019/68 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçeler ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen istinaf başvurusunun esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/287 E.-2019/68 K. sayılı kararının incelenmesinde,
Arsa niteliğindeki Ortahisar ilçesi Yeşilova-Karşıyaka mahallesi 112 ada 15, 107 ada 17, 162 ada 1 parsel sayılı taşınmazlara 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 11/1-g maddesi uyarınca emsal karşılaştırması yapılarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davacı idare vekilinin tüm, davalı vekilinin ise aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir. Şöyle ki;
1-Tespit edilen kamulaştırma bedelinin, derhal ödenmesine karar verilen 702.368,92 TL'lik kısmına karar tarihine kadar faiz işletilmesine, kalan fark 17.340,47 TL'nin ise 3'er aylık vadeli mevduatta nemalandırılmasına ve karar kesinleştikten sonra davalıya ödenmesine karar verilmiş olup, fark bedel davalıya karar tarihi itibariyle ödenemeyeceğinden, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10/9. fıkrası uyarınca 17.340,47 TL'ye ise kararın kesinleşme tarihine kadar faiz işletilmesi gerektiği düşünülmeden tüm bedele karar tarihine kadar faiz işletilmesi,
Doğru olmadığı gibi;
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
a)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinin hüküm fıkrasından çıkartılmasına, yerine (Tespit edilen kamulaştırma bedelinin davalıya derhal ödenmesine karar verilen 702.368,92 TL'sine 03.04.2016 tarihinden karar tarihi olan 21.02.2017 tarihine kadar, kalan 17.340,47 TL'ye ise 03.04.2016 tarihinden kararın kesinleşme tarihine kadar yasal faiz işletilmesine,) cümlesinin yazılmasına,
b)Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının; 7 numaralı bendinin hükümden çıkartılmasına, kalan bent sıralarının buna göre teselsül ettirilmesine,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2019/11749, K. 2021/3565, 17 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama