KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2019/7936 E., 2021/1996 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2021
- Mahkemesi
- ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Karar Metni
402 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda. İlk Derece Mahkemesince (... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/182 Esas–2018/150 Karar) davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı, taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun ...
Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Hukuk Dairesince HMK’nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine dair hükmün Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince verilen dilekçelerle istenilmiş; davalı vekili de temyiz dilekçesinde duruşma isteminde bulunmuş olmakla, duruşma için belirlenen 23/02/2021 günü temyiz eden taraf vekillerinin yüzlerine karşı duruşmaya başlanarak, sözlü açıklamaları da dinlendikten ve dosyadaki kağıtlar okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü.
- KARAR -
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazların yol olarak tapudan terkini istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince esastan reddine karar verilmiş olup; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin esastan ret kararı kaldırıldıktan sonra, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/182 E– 2018/150 K sayılı kararının incelenmesinde;
Arazi niteliğindeki ... İli, ... İlçesi, ... mahallesi ... ada ... ve ... parsel sayılı taşınmazlara gelir metodu esas alınarak değer biçilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Bu nedenle davacı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
Davalı vekilinin temyizine gelince;
1-Hüküm altına alınan bedelin davalı tarafa ödenmesine karar verilmemesi doğru olmadığı gibi,
2-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinden,
a) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 3. bendinin sonuna (Tespit edilen bedelden acele el koyma kararı ile tespit edilen bedelin mahsubu sonrası kalan fark bedel 177.083,86 TL bedelin davalı tarafa ödenmesine ve bu hususta ilgili bankaya müzekkere yazılmasına) cümlesinin eklenmesine,
b) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 6. bendinin hükümden çıkartılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2019/7936, K. 2021/1996, 23 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama