KÜNYE
5. Hukuk Dairesi 2020/5233 E., 2020/11318 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2020
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
476 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasının kabulüne dair verilen yukarıda gün ve sayıları yazılı hükmün Yargıtay'ca DÜZELTİLEREK ONANMASI hakkında Daireden çıkan kararı kapsayan 20/02/2020 gün ve 2019/3760 Esas – 2020/2937 Karar sayılı ilama karşı taraf vekillerince verilen dilekçeler ile karar düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup gereği konuşulup düşünüldü.
- KARAR -
4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkin davada bozma ilamına uyularak davanın kabulüne dair verilen karar Dairemizce düzeltilerek onanmış, bu karara karşı taraf vekillerince karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, Yargıtay kararında yazılı gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair karar düzeltme istekleri HUMK'nun 440.maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirine uymadığından yerinde değildir. Ancak;
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği bu kez yapılan değerlendirmede anlaşılmakla;
Davalı vekilinin karar düzeltme isteminin bu yönden kabulü ile Dairemizin 20.02.2020 gün ve 2019/3760 Esas 2020/2937 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede;
Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemine ilişkindir.
Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince inceleme ve işlem yapılarak hüküm kurulmuş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazları bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin olduğundan yerinde değildir. Ancak;
1-) Davacı idare tarafından fazla yatırılan bedelin davalılar tarafından bankadan çekilmesine kadar varsa işlemiş mevduat faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmesi gerekirken, yasal faizi ile birlikte iadesine karar verilmesi,
2-) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 gün 30791 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alındığında davacı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Doğru değil ise de; bu yanılgıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,
a-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 9.paragrafında yer alan (yasal faiziyle) kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine (mevduat faizi ile) kelimelerinin yazılmasına,
b-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinin 10.paragrafında yer alan (işleyen yasal faizleriyle) kelimelerinin hükümden çıkartılmasına, yerine (varsa işlemiş mevduat faizi ile) kelimelerinin yazılmasına,
c-) Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 5. bendinin tamamen çıkartılmasına,
Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, E. 2020/5233, K. 2020/11318, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama